ŞİMDİYİ YAŞAMAK...
27/10/2009 ·
Beynimiz kabaca sol yarım küresi devamlı mütemadiyen bizlerle konuşur. Bu gün şu randevun var, Hasan bana neden öyle yan baktı? Ay sonunu getirebilecekmisin? Elinde biraz para var borsaya yatır, Hmm şimde eline koz geçti o adamdan öc al;Sevgilin sana ihanet etti sen bunu hak etmedin, sen de ona bir karşılık vermelisin; Şimdi duşa gir dişlerini fırçala; Bu gün yine hanımınla bundan dolayı kavga edeceksin vsvs....Düşünsel süreçler silsilesi, Hele hele kafaya bir şey takarsanız mesela borcunuz gibi, aşk acısı gibi bu artık bir anafor halini alır. Git geller, geçmişe dönüş anılarda seyahat tekrar günümüze geliş nerde hata yaptık soruları, işin içinden bir türlü çıkamayış ve bant tekrar geri sarar aynı şeyler mütemadiyen tekrarlanır. Tam anlamıyla yirmidört saat hiç susmayan bir gevezedir..Allahtan sekiz saatlik bir uyku var orada bir nebze olsun susar..
Sağ yarım kürede bütün bunlarla hiç ilgisi yoktur o sadece anı yaşar. Onun için önemli olan bu andır. Şimdidir onun için ne geçmiş vardır ne de gelecek sadece o an vardır. Sahibinin o anın farkında olmasını sağlar..Tıpkı kim gibi yukarıdaki örnek de olduğu üzere Miss Taylor gibi ama onun ki gayri ihtiyari yani sol yarım küre hematom dan dolayı iflas etmiş o an ne keder ne üzüntü ilgilendiği bir şey yok içindeki geveze adam susuyor beyninin sağ yarı küresi baskınlaşıyor..O anki yalıtılmış halini sessizliğin mütebessim halini yaşıyor.
Dan Millman ın ''Dingin Savaşçı'' romanında Sokrates adındaki aydın kişi roman kahramnımızı eğitimsel bir süreçden geçirirken zihnimizde düşünsel boyutta okadar çok çer çöp şeyler ve gereksiz şeyler düşündüğümüzden bahsederek şimdiki anı yaşamanın önemini çok önemli bir güç olduğunu vurguluyor. Roman kahramanımız nasıl? sorusunu sorar ken bir den onu tuttuğu gibi köprüden nehre atıyor. Tabi düşerken çıkardığı ahhh sesi; Kahramanımız neden böyle yaptın sorusuna sana şimdiki anı yaşamanının deneysel boyutunu anlattım diyor. Nasıl diyince? Düşerken çıkardığı ahhh sesine vurgulama yapıyor..Ne kadar ilginç değilmi?
Siz düşerken sadece düşme anına odaklanırsınız zihninizde o an hiç bir şey yoktur Ne arkadaşınızın size öfkesi? Ne çektiniz aşk acısı? Ne borçlarınız? Ne de geçim sıknıtınız.
Beyninizin o an emirler veren geveze tarafı geçici olarak devre dışı kalmıştır. O anı yaşıyan sağ taraf baskınlamıştır . O an gelecek geçmiş kaygısı yoktur..Hayat da işte böyledir önemsiz, gerksiz ve /veya gurur meselesi yaptığımız bir yığın gereksiz düşünsel silsileri önemsemiyecek kadar kısadır.
Melek hanım park da oturmakdadır, o gün sevgilisinden ayrılmıştır, belkide ayrılmayı hiç istememiştir. Anılar silsilesini kafasında oluşturmuştur tıpkı bir film gibi,acaba şurda şöyle davranmamalımıydım ki der? yok yok o da şurda şunu yaptı, sonra zamanı bir daha geriye sarar tekrar düşünür,ve ya onu ihanetleri aklına gelir hak etmediği muamele muhatap oldu aklına gelir. Belki de beni hiç sevmedi der aklınca; Oysa Melek hanım gerçekde şimdi ne yapmaktadır. Evet şu an ne yapmaktadır sadece parkda oturup kuşların şakıyan namelerini dinlemektedir. Bir son bahar günün de parkın sararan yapraklarına, teker teker düşerken şiirsel tablosuna bakmaktadır. Bir de şimdiki zaman ı yaşar. O an ne acısı kalmıştır, ne gelecek kaygısı ne de geçmişin hüznü; Zira geçmiş geçmiştir. Bir önemi yoktur sadece yeri geldiğinde çıkarılacak dersler vardır. Gelecek de henüz gelmemiştir. Gelecek de insanı hangi süprizlerin beklediği meçhul ve onu düşünmenin manası yoktur. Melek hanım şimdiki anı yaşamaktadır . O anın tadını çıkarmaktadır. Zira Melek hanım şu an parkdadır ne geçmişde ne gelecek de...
Miss Taylor ve Melek hanım dan çıkarılacak çok şeyler vardır. İnsan bunu kendi kendine sürekli tatbik ederek şimdiki anı yaşayarak egemen bir güce dönüştüğünü hisseder. Geçmişin olumsuzluğu ve geleceğin kaygılarından uzaklaşabilir. Yani yetkiyi sağ beyin yarım kısmına vermek ve onu yetkinleştirmek lazımdır. Geveze tarafınız mütemadiyen ya gelecekden yana yada geçmişden yana konuşur, ama onu dinlemez şimdiki anı yaşarsanız,spüritiel bir güç haline dönüşebilirsiniz.Kendinize devamlı şu soruyu sorun!:
Saat kaç; Cevap= Şimdi
Nerdesin? Cevap= Burdayım
Sen nesin? Cevap= Bu andayım...
Bunlar Şimdiki anda kalmak için sizin silahlarınızdır. Şimdiki an da yaşadığınız müddetçe sizi mütemadiyen meşgul eden borçlarınızdan , geçim derdinden, aşk acısından, yaşadığınız olumsuz polemiklerden, gelecek kaygısından bahseden, geveze tarafınızdan kurtulmak kuvvetle muhtemeldir..Ben bile nöbetlere gelirken bir önceki gün de ertesi gün nöbet var diye o anımı hep nöbet öncesi günümü acaba nöbetler de ne başıma gelecek nelerle karşılaşacağım stresi ile geçirirdim. Oysa daha nöbet başlamamıştır ve ben beni neyin beklediğini bilmemekteyim dir. Oysa o günün tadını çıkarmak varken. İşte o an hep bu soruları sormuşumdur kendimi şimdiki ana sabitleyerek bu stresden kendimi kurtarmışımdır . Hep şimdiki zamanda bu anda kalmanız ve mutlulukları yakalmanız dileği ile sağlıcakla kalın.... 27/10/2009
Tufan Soydabaş...




Ben sigaranın zararlarını biliyordum . Sigara hakkında herkes kadar hatta fazlasını da biliyordum ancak bu bilgi sigarayı bırakmama yetmemişti .